Ana Sayfa

E - Posta

Belgeler

5 Eylül 2010 Pazar

SEMT ÇOCUKLARIMIZA İHANETİ KİMLER YAPTI..?

Artık sokaklarda oynayan çocukları görememek

……

Zaman zaman beni ağlatan hatta içime acı koyan teknolojinin getirdiği kötülüklerden biridir. Kar yağıyor. Eline poşetleri alıp kayan çocuklar yok, kola tenekesiyle ayakkabılarını parçalayan çocuklar yok, futbolcu kartları ile acaip oyunlar oynayıp kavga eden çocuklar yok,ağaçlardan düşüp başını kolunu kıran çocuklar yok, bisiklet çetesi oluşturmuş çocuklar yok, topum var diye hava atan çocuklar yok, "anneeeee ! hakan beni dövdü" diyen çocuklar yok.. yok allah yok.

Ne var peki?

Bilgisayar başında zaman öldüren çocuklar var, internet kafelerde knight online oynayan zavallı çocuklar var , sokağa çıktığında hemen hasta olan çocuklar var, klavye delikanlıları var, cep telefonunda kontörü olmayan ama kamerasından bluetooth una kadar binbir çeşit özelliği olan telefonları bir organı haline getirmiş çocuklar var, oks,öss ile kafayı bozmuş sürekli bir yarış halinde olan çocuklar var.



Ağlıyo muyum şu anda ? hayır.
Gülüyor muyum peki? yine hayır.

Çünkü teknoloji giderek beni de duygusuz ve ruhsuz bir insan haline getiriyor. Yeni taşındığımız evde dikkatimi çeken olay, bizim mahallemiz mi kötü? çocukları mı?

Yoksa bilgisayar bu çocukların hepsini esir mi aldı? Knight online sidir, silk road ıdır..



Kendi küçüklüğümüz ile karşılaştırdığımızda gerçekten de bizi çok üzen bir değişimdir. Mahalle maçları, cinci, misket oynamak, bisikletlerimize atlayıp öbür mahallenin çocuklarıyla görüşmek (gerekirse kavga etmek) bizim çocukluğumuzdu ama en çok koyanı da bunlardan bir tanesini bile yaşayabilen çocukların ortalıkta gözükmemesi, onları görüp de flashback olayına giremeyip eski günleri güzelce yad edemeyişimiz belki de… Teknolojinin etkisi gözardı edilemeyecek kadar büyük fakat bizim zamanımızda kapkaç yoktu, çocuk kaçırma yoktu, sapıklar yoktu.. Sanıyorum ki hemen her aile, çocuğunu gönül rahatlığıyla sokağa salmak ister çünkü hayatı öğrenmenin ilk aşamasıdır sokak.. eskiden ebeveynlerimizin bizlerle ilgili en büyük korkusu, oyun oynarken kafamızı gözümüzü yarmamızdı şimdi ise 2 dakika bakkala gönderilen çocuğun canından şüphe eder hallere geldiler.. Hiç umutlu değilim ama inşallah bizim çocuklarımız da, bizimki gibi bir çocukluğu yaşama şansına sahip olurlar..




Artık sokakların oyun oynanacak yerler olmaktan çıkması da bir etkendir tabi. apartman denen şeylerde insanlar artık sosyal ilişkilerini en önemlisi güven bağlarını yitirmişlerdir. üst komşunuzun sapkın duyguları mı var, alt komşunuz mafya mı bilemiyorsunuz artık. sokaklar tekin değildir.

Diğer bir sebep tabi ki teknolojidir. neyse ki şu teknolojiye pek de maruz kalmadı çocukluğum diyorum. Çünkü en azından sokakta oynadığım birkaç oyun anım var. Şimdilerde insanlar apartman dedikleri kalelerine kapanmış, bilgisayarda internet denen insanı olmadığı biri gibi göstermekten başka bir işe yaramayan şeye bağımlı olmuşlardır. yazıktır. cocuklar artik teknolojiye teslim, tipki bizim gibi.. ip atlayip, saklambac oynamis, yakantop oynamis gunumuz gencleri, buyukleri gibi..
eskiden biz cocukken, bizim simdiki yasimizda olanlar da sokakta otururlardi, mahalle sohbetlerinin, gece yarisi komsularla oturup cekirdek citlemenin mevsimiydi yaz..

Ama simdi elimize yuzumuze teknolojinin izleri bulaşmış, sanal mutluluklarla birbaşımıza oturuyoruz evin aileden en yalıtılmış kosesinde..
Ve cocuklar.. onlar hic bilmiyorlar ki sokakta oyun oynandığını.. oynanabileceğini..
Bildigim sokak oyunlariını hiç kimseye oöretmedim ben.. kimbilir, bundandır belki..



Şuçu internette televizyonda arayacağımza bence birazda kendini yargılamalı insan...biz değil miyiz apartman, fabrika hatta gökdelen dikecez; yol, kaldırım yapacaz diye güzelim ormanları doğal yaşam alanlarını yok eden??

onlara bırakmamışız ki şöyle doya doya yuvarlanacakları bol çimlik alanlar, dallarından meyve yiyecek ağaçlar, bisikletlerini sürecekleri taşlık yollar...
Bir kaç tane ağaç var görüyorum sokakta egzoz dumanından yeşilliği gitmiş kapkara yanından geçemezsin...

Her yer kaldırım her yer yol yakında arabalar dünyayı ele geçirecek diye korkuyorum...
Şehirli çocuğun evde oturanı ne yapsın metre karelerle sınırlı alanda? Açacak tv sini yada pc sini türlü şeyler yapacak o internette...



Dışarıya çıkanının ise en büyük eğlencesi tozlu araba camlarına "beni yıka" yazabilmek anca...
Helal olsun insanoğluna kendi yavrusunu bu kadar uçuruma iten bir canlı daha bilmiyorum...
Peynir beyinli çocuklara emanet dünyamız gözümüz aydın...

B u kural hep böyledir.eski jenerasyon yeni jenerasyonu her zaman eleştirecektir , küçümseyecektir.Yahu sen küçükken sokakta sürtüyordun , sabah 8 akşam 12 yapıyordun çok mu marifetli bir iş yani.babamda bana bakıp "ya biz eskiden bölemiydik" falan filan bir ton gevezelik yapar nefret ederim.bi kere sen zamanında iyi bir düşünce sistemiyle büyüsen yeni jenerasyonu eleştirecegine onları anlamaya çalışırdın.



Çocuk knight online'dan mutlu oluyorsa onu oynar buna kimse mani olamaz.onları bu şekilde yargılamak son derece yanlıştır. Senin zamanında teknoloji yoktu yararlanamıyordun ee şimdi bu çocuğun imkanları var bundan 20 sene önceki imkanlarla yaşamasını beklemek son derece sığ bir düşünce biçimidir.
Daha ıyıdır efenım. otursunlardır, lego oynasınlardır, çizgi flimi seyretsınlerdır, zıra sokaklar artık cocuklar için tehlıkelıdır.kapkaçcısı, olmassa tecavüzcüsü, oda olmassa tarikatçısı, oda mı olmadı trafık canavarları çocuklara zarar verır.



Medeniyet adı altında gelişmemizle beraber kaybettiğimiz değerlerden biridir sokakta oynayan çocuklar. Sokaklar artık eskisi kadar güvenli değildir çocuklar için,gerek insanlar gerekse otomobillerin çokluğu sokakları garip bir hale sokmuştur artık.

………………………………

10-15 yıl önce sokakta arkadaşlarımızla oynamak bizim için büyük bir zevkti,mahalle maçları yapardık sık sık.geniş arsalar vardı sokaklarda sanki çocuklar için özel yapılmış oyun alanı gibi.artık o arsalar yerini çok katlı binalara bıraktı.parklar vardı,salıncakta sallanır,ordan oraya koşar,kaydıraktan kayardık.o parkları yıkıp yolları genişlettiler,kalanları da serserilerin esrar içmek için kullandığı meskenler haline geldi.

Şimdiki çocuklar da zaman geçirmek adına internet cafelerde ya da evlerinde bilgisayar oyunlarıyla oyalanmaya başladı.sokakta oynamak sosyalleşmenin,insanlar arası serbest iletişimin en önemli parçasıydı.



Milenyum çağının getirileri;

Oysa götürdükleri çoktur. Belirli birkaç nedeni vardır. Bunların en başında teknoloji'nin çok hızlı bir şekilde ilerlemesi gelmektedir. Diğer bir neden ise; sokağa oynasın diye gönderdiğiniz çocuğunuzu gözü dönmüş bir veya birkaç o...pu çocuğunun kaçırması, tecavüz etmesi, işkence yapması veya organ mafyası'nın elin düşmesi gibi nedenlerden dolayı ailelerin evde oynamalarına izin vermesindendir. Bu ülke de hergün onlarca çocuk kaçırılıyor neden aileler bu riski göze alsınlar ki.



Kar boyumuzu aştığı halde okula gider, gene okullar tatil olsun diye dua etmezdik zira okula gitmek demek bütün köyün çocukları ile birlikte kartopu oynamak demekti. Ama tatil olu ise sadece mahallenin çocukları ile oyun oynanılabilir idi.
öğlen tatillerinde eve geldiğimiz de ailemizin evde olmaması problem olmazdı. Hemen mahalledeki başka bir eve dalar annemler evde yok der sofraya otururduk bu yüzsüzlük olmazdı.

Eve saat sekizde 9 da değil hava kararınca veya akşam ezanı okununca gelmemiz gerekirdi. Vakitler bile bir başka türlü ayarlanırdı.

……………..

Hiçbirimizin yatak odası sıcak olmazdı her gece buz gibi yatağı ısıtıncaya kadar bir güzel titrerdik ama bundan dolayı hasta olmazdık. Bebekler kışın açık havada leğende yıkanır ama onlar da hasta olmazlardı.
Hayvanlara dokunur onlarla oyun oynardık ama onlardan bize hastalık bulaşmazdı, yabancılar yoktu dolayısı ile yabancılardan bir şey alıp vermek gibi bir derdimiz de yoktu. Bizi organ mafyası ile değil her ezan okunduğunda uluyan çakallarla korkuturlardı.



Sosyolog Zahid Erenyol

ANLATILAR


 

Bu site İstanbul İl'i Kadıköy İlçesi Bostancı semtinin sorunları ile ilgilenir.

E-Posta : mail@bostanciplatformu.com

© 2003