NESİP TUNCEL

1931 yılında doğdu. İlk ve Ortaokulu
İskenderun’da ve Erkek Sanat Enstitüsünü
Antakya’da bitirdi. Lise öğreniminden sonra
İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesini
okuyarak Makine Mühendisi olarak mezun oldu.
Şair olarak; şiirleri dergi, gazete ve
antolojilerde yayınlandı. Ayni zamanda film
senaryoları ve öyküleri bulunmaktadır.
Çok yönlü kişilik sahibidir. Boks’ta
şampiyonlukları vardır. Boks antrenörü olarak
Türk sporuna hizmet etti. Spor hayatında
İskenderun, Antalya ve İstanbul Fenerbahçe klubünde antrenör olarak bulundu.
Bir ağabey, bir arkadaş ve bir baba şefkati ile
doludur.
Şiirlerine sade ve açık olarak aile sosyal
yaşamını işlemekte çok başarılıdır.
Son şiir kitabının üçüncü baskısı yeni çıkmış
olup önemli kitapevlerinde “Gönül Bahçesi”
olarak satılmaktadır.
Almanca bilmektedir.
Bostancı'lılar Nesip ağabeyleri ile iftihar
etmektedirler.
NE ÇIKAR
Umutlar yok olmuş, hüsrana dönmüş
Ruhunla kor olan ateşin sönmüş
Beynin yorulmuş, duygular ölmüş
Ağlasan sızlasan, Yansan ne çıkar?
Seneler vermeden hep alıp gitmiş
Yaşamla savaşın hüsranla bitmiş
İçindeki hırs yok olup gitmiş
Geçmişi yad edip, ansan ne çıkar?
Yıllarca sönmeden tütmüş ocağın
Evlat sevgisiyle dolmuş kucağın
Bu yolda tükenmiş tüm gençlik çağın
Ak dolu saçını yolsan ne çıkar?
Yaşlıysa, hastaya ilgi kalmazsa
İnsanın içinde vicdan olmazsa
Anaya babaya saygı varmazsa
On dölün, etrafın olmuş ne çıkar?
Ben gibi yaklaştın yolun sonuna
Dikkat etmen gerek, sesin tonuna.
Canını adadın
evlat yoluna.
Oturup halini yazsan ne çıkar?
Sanki devrinin en güzeli idin
Annenin babanın gül bebeğiydin
Sevdalı gönlümün kelebeğiydin
Ağlayıp dizine vursan ne çıkar
SEVMEM
Kendini beğenmiş kula minnet edemem
Hak yolundan başka yola gidemem
Boyun büküp el etek de öpemem
Özüne güvensiz kişiyi sevmem
İnsan emeğine göz koyup yiyen
Yaptığı günaha dürüstlük diyen
Akşam söz verip sabah gelmeyen
Mertlikten uzak insanı sevmem.
Sırrını her yerde açıp söyleyen
Mahrumiyete önem vermeyen
İçkisiz sofrada yemek
yemeyen
Ayyaş ozanların sazını sevmem.
Yaşamdan gereken dersi almayan
Aman diyene el uzatmayan
Fakiri insandan bile saymayan
Duygudan yoksun insanı sevmem.
Millete devlete zararı olan
Kendini herkesten akıllı sanan
Millet meclisinde, miadı dolan
Başkanı, bakanı, mebusu sevmem.
KADERİM
Dünyaya geldiğimde, acı da benimleymiş
Kader kara ağını başıma o gün germiş.
Babamı kaybetmişim yüzünü hiç görmedim.
Öksüz oğlan demişler, ağlamışım bilmeden
Kimi yere aç gezmiş, kimseye dememişim
Hak etmediğim aşı oturup yememişim.
İmrenerek bakmışım ibadet edenlere
Manevi mutluluğu tadarak bilenlere.
Çalışmış başarmışım zorlukları aşarak
Kötülükten kaçmışım, yorulmadan koşarak
Delikanlı çağımda kaderle bir olmuşum
Kendime iyi bir iş, doğru bir yol bulmuşum.
Çıkarmışım yaşamdan yokluğun acısını
Açmışım zenginliğe gönlümün kapısını.
Ders olmuş yaşantımda acı geçen yıllarım
Boşa
geçen zamana bugün bile yanarım.
Allahın verdiğine ben her zaman şükrettim
Yanlışlıklardan kaçıp benliğimi yücelttim.
Fazilet aşkı ile dolup dolup taşarım;
İman bütünlüğümdür benim asıl başarım.
ALPEREN
Kıvır kıvır, sarı sarı saçların
Güzel yüzün, minicik dudakların
Gül kurusu, pembecik yanakların
Peteğinde bal gibisin Alperen.
Kollarımda mışıl mışıl uyurken
Paytak paytak yalpalanıp yürürken
Her gün biraz aha fazla büyürken
Bedenimde can gibisin Alperen.
Dede deyip kollarıma koşuşun
Burcu burcu, çiçek gibi kokuşun
Kucağımda huzur bulup susuşun
Damarıma kan gibisin Alperen.
Kıkır kıkır güler ne saçarsın
Çoğu zaman yalancıktan ağlarsın
Sevmediğin şeyden hemen kaçarsın
Akıl dolu can gibisin Alperen.
ALTUĞ
Benim dürüst ve akıllı, yüreği pek aslan oğlum
Çevresinde pek hatırlı, sevgi dolu fidan boylum
Yürüyüşün çok çalımlı, ihtişamlı asil soylum
Gayret edip derslerinde başarılı olmalısın
Yorulmadan ve yılmadan yüceliği bulmalısın.
Sen soyunu yaşatacak bir lütufsun haktan bana
Tuttuğunu koparacak yürek vermiş o rab sana
Seni herkes tanıyacak, hayırlı ol bu vatana
Bilmediğin bir şey varsa bir bilene soracaksın
Aydınlığın kapısını kitaplarda bulacaksın.
Temiz kalbin, merhametin iradenle bir olmalı
Tükenmeyen cesaretin okumaktan haz duymalı
Kültür varken cehaletin şerrinden hep
kaçmalısın
Kara gözlüm, can bakışlım büyük adam
olmalısın
Bak dedenin yaşı geçti, onu mutlu
kılmalısın.
NEDEN
Bazen kötüden öte, iyiden iyisin
Bu değişken halini hala anlayamadım
Kızınca parçalayan, dişi panter gibisin
Ruhuma, isyanınla huzur sağlayamadım.
Mutluluğu aradım, yorulmadan koşarak
Ne yaptımsa olmadı fakat zorlayamadım.
Bir tek günüm geçmedi neşelenip coşarak;
Talihime çok küstüm fakat ağlayamadım.