|
Halit Ferzan - 07.03.2010 15:08:05
Haberiniz var mı..?
Bostancı semtinde günde 353 adet gazete satılıyor. Bu satılan gazetelerin nasıl okunduğu ve neden okunduğu bilinmiyor. Bu konu da bir istatistik yok...
Ve yine semtimizde her daireye bir otomobil düşmektedir. Bu durumda Bostancı semtinden 1880 adet otomobil bulunmakta...
Özetlersem, tüketim ve refah düzeyimiz arttıkça kültür, sanat ve eğitime önem vermiyoruz, demektir. Kültür , sanat ve spor alanlarını devlet veya belediyeler yapmak zorundadır. Ama bizler bı konulara "ıska " geçmekteyiz. Hak arama kültürü herhalde genlerimizde bulunmamaktadır..?
Hele yeşil alanlara da hiç önem vermiyoruz. Nasıl olsa araçımız var, deniz kenarı veya ormana gitmekteyiz.
İşin bir de yaşlılığı var. Yaşlanınca çocuklarınız sizleri deniz kenarına veya dinlenme parklarına götürecek mi..?
Orta da kalmak çok kötü. Yani yaşlanmak çok kötü..!
Eğitimsizlik, kültürsüzlük ve yalnızlıktan dolayı ortada kalmak çok kötü.
Gazete , hadi diyelim 440 adet olsun da ya Bostancı'da okunan kitap adedi ne kadar...! Diyelim kitap okudunuz. Okuduklarınızı tartışacak insan nerede..? Sosyal insanların dinlenme parklarına gereksinimleri vardır. Nerede parklarımız, meydanlarımız. Nerede sosyal hayat içinde olacağız.
Bir de çocuklar büyüyüp gidince ancak "Dilsiz " kalırsınız.
Benden söylemesi..!
|
|
|
|
Sadi K. - 06.03.2010 21:17:37
Ben her gün işe giderken ve gelirken Bağlarbaşı-Kadıköy, Kadıköy Bostancı sarı dolmuşlara binmekteyim.
Fakat Bağlarbaşı - Kadıköy seferi yapan TZE 50 plakalı araca bindiğimde kesin kaza tehlikesi geçiriyoruz. Ve kiminle yarıştığını da bilmiyorum. Sürekli bir yarış içinde ve eli hiç kornadan gitmiyor.
Ters şeride girmesi, camdan balgam atması, yolcuları son durağa gelmeden indirmesi(ters şeride girip geri dönüyor), arabasının bakımsızlığı, ışıklarda durmaması, terlikle araç kullanması, ön koltuğa iki kişi oturtması, müşteri ile nasıl konuşmayı bilmemesi inanın bunların hepsi gerçek.
Birde siz binin ve ne demek istediğimi görün. Derneğe yakışmayan bu kişi diğer meslektaşlarına da zarar vermektedir. Umarım gereken yapılır.
|
|
|
|
Sevgi Belen - 05.03.2010 16:00:33
“ Köfteci Ramiz “ Bağdat caddesi Polis Karakolu karşısında bizim evin yanında…
Dün yemek yapma telaşından zaman bularak salata yapamadım. Bir koşa “ Köfteci Ramiz “ e gittim. Uygun fiata da çok güzel salata yapıyorlar. Evdeki zahmete değmiyor. Hesabı ödeyerek kese kağıdı içinde salata tabağını verdiler.Kese kağıdı içindeki erzağımı takdim etmelerinden dolayı memnun oldum. Ve Sayın Selami Öztürk’ün naylon “ torbaya paydos “ çalışmaları semere vermesinden memnun oldum. Ve ayrıldım.
Bu gün “ Çağrı” ya gittim. Sebze almak için reyona koyuldum. Bir kaç sebze ve salatalık ayırdım. Fakat kese kağıdı yoktu. Yetkiliye gittim. Biraz tebessüm ederek, “ Sebze reyonunda poşet var” dedi.
Demek burada daha ilk günden Sayın Selami’nin takımından olan Üsküdar Belediye Başkanının sahibi olduğu “Çağrı “ insanlık görevine başlamamıştı. Bu çağrı’nın da her tarafı kaçak yapılaşma… Hiç sıkılmadan Başkanımızın yasaklarına uymuyorlar. Kaçak yapılaşmaya göz yuman Sayın Selami Öztürk naylon poşet servisine yol verecek mi, merak ediyorum..?
Bir yerde “ Ramiz” kalitesi ve bir yerde de “ Çağrı “ kalitesi.
Bakalım ileri de ne olacak. !
|
|
|
|
Sabri İnler - 02.03.2010 10:21:43
Dün SKY TV'de Nurettin Canikli ; " Türkiye'de en büyük yolsuzlukların Kadıköy Belediyesinde olduğunu söyledi.
Dünkü gazetelerin birinde ve Kadıköy Belediyesi web sitesinde Türkiye'nin en başarılı Belediye Başkanının Sayın Selami Öztürk olduğunu yazıyordu.
Bu nedir, allahaşkına..! Başarı ölçüsünün ne olduğunu anlamak çok zor gibi..!
Resmen Selami başkana "bok atıyorlar" gibi geliyor bana. Neden Sayın Başkanı çekemiyorlar. Daha dün Türkiye'de ilk defa naylon poşetlerin kullanılmasını yasakladı. Biraz çamur atarken " düşünmek" gerekir.
|
|
|
|
Sevgi Belen - 25.02.2010 17:04:33
Neden biz böyleyiz..?
Bostancı İDO önünden her saat başı " KİPA" ya ücretsiz otobüs kalkmakta. Saat 13.. otobüsünde yer bulmak için yarım saat evvel evden çıktım. İDO önü trafik polisi kaynıyor. Hiçbir araça durma izni vermiyorlar. Bravo dedim. Bizim otobüste geldi. Trafik polisi durdurmadı. Şöför yalvar yakar yolcuları alıp kalkayım diye polislere rica etti. Polis araçı beş dakika park yaptırmadı. Bizim şöförde Bostancı' da bir iki tur attı. Son tur gelişinde trafikçiler yoktu. Acele ile otobüse binerek yola koyulduk...
Bostancı iskelesini geçtikten sonra balıkçılar ve dürümcüler var. Burada araçlar tamamen iki şerit işgal etmişlerdi. Peki bu mubarek trafik polisleri buradan geçmediler mi..?
Ortada bir ayıp var. Devlet kişilere eşit uzaklıkta olmalıdır.
Dürümün tadı beni enterese etmiyor.
Utanma da insanlıkta ölmüş valla.
saygılarımla.
|
|
|
|
Bahadır yüksel - 22.02.2010 21:06:14
Bu fotoğrafın nereden çektiğimi hemen anladınız. Bu arsa yeşil alandı. İBŞB ve Kadıköy Belediyesi anlaşarak yeşil alanı konut ve ticaret alanına çevirdiler. Çakıllara ait paragon rezidanse çalışmaları devam ediyor. Şimdi binaların dikildiği yeşil alan Bostancılıların depremde toplanma alanıydı. İki 17-18 katlı gökdelenin yanında iki de iş merkezi var. İş merkezi ile cadde arasında 10 metrelik boş arazi bulunmakta. Fotoğrafa bakılırsa Çalıklar bu arsayı da işgal edecekler gibi. Şimdi platforma iş düşüyor. Doğru idari mahkemeye...
|
|
|
|
bekir Güvenç - 22.02.2010 10:31:50
Platform web sitesindeki format değişmiş. İyi güzel de olmuş ama ana sayfa çok geniş.
Yeni formattaki fotoğraflardan mesajımı aldım.
Bir kere soldaki fotodan Bostancı da hiç yeşil alan kalmadığını ve istasyon fotosu ile de tarihi binanın önüne , sağına ve soluna eklemeler ile çok çirkin bir görünüm ortaya çıkmakta.
Her yerde kişiler ve tüzel kişiler güzel yanlarını ortaya çıkarır. Biz de rezilliğimizi ortaya koyuyoruz. Neden böyle bir format ortaya konulmuş. Herhalde değiştirilir.
Bostancı da 47 adet bayan kuaförü vardır. Bayanlarımız kendilerine çok dikkat ettiklerinin bir işareti.. Ama eve hapis kalan bayanlar saçlarını yaptırmakla herhalde akşamları beylerine kendilerini iyi göstermek için olsa gerek. Yani platform yöneticileri site ana sayfadaki düzenlemelerinde bayanlar kadar dikkatli olamıyorlar mı..?
Saygılarımla.
|
|
|
|
Metin Tükenmez - 16.02.2010 17:27:30
Biliyormusunuz..?
Bilmece değil, gerçekler.
Bostancı da ;
a. 90 adet sokak var.
b. Sokak uzunlukları 27 km. dir.
c. Yüzölçümü 1.853.257.25 metre karedir.
Peki kişi başına ne kadar yeşil alan düşmektedir..?
Kişi başına 1.5 metrekarelik yeşil alan düşmektedir.
Yani kısaca semtimizde soluk alma hakkımız yok. Neden bu böyle..!
Neden olacak, her yeri betonlaştıran zatı-muhtereme sorun.
Bu duruma göre herkesin semtimizdeki hapisliği devam etmektedir.
Meraklı olan varsa bir hapishane de kişi başına ne kadar yeşil alan düşmektedir, bir araştırsın da gerçeği görsün.
Saygılarımla.
|
|
|
|
metin tükenmez - 14.02.2010 18:06:49
Bu gün sevgililer günü...
Akşama arkadaşımla buluşacağım için öğleden sonra pencere kenarında kız kardeşim ile oturuyordum.
Bir zaman sonra karşı apartımandan ayni yaşlar da olduğum kişi arkasında çantası ile babasının BMW sini uzaktan kumanda ile açtı. Araçın camında kağıt ilan vardı. Aldi eline, ialanı okumadan yere attı..? Sonra sürücü kapısını açtı. Ve araça girerken koskocaman bir tükürük yere attı.
Annesini ve babasını tanıyorum. Sosyal insanlar ama..!
Ben de gençim ...
Bu nasıl iştir..?
|
|
|
|
tahir güllüce - 07.02.2010 17:11:46
Ben Bağdat Caddesine yakın oturan biriyim..benim tek dileğim özellikle minibuslerin ve de araç sürücülerin gerekli gereksiz klakson çalmaları.
Ne minubus yolunda ne de Bagdat Caddesinde asla huzur içinde yürüyemiyor veya araç kullanamıyorsunuz. Devamlı korna sesleri var bu da farkına varmadan insanın sinir sistemini bozuyor. En azından taxi-minibus derneklerine uyarı yapılabilir, belediye yollara sık aralıklarla klakson çalmayın yazabilir vs...
Kendi çabalarımla yaptığım görüşmelerde; ülkede bu kadar sorun varken korna sesinemi takıyosun abi, dediler. Bazı şöforler korna çalmanın onları rahatlattığını dediler...özel araç sürücüleri ise sadece aceleden ve de saçmaladıklarından lüzümsuz çalıyorlar.
40 yıllık Bostancı aşığı olmasam sadece korna sesi yüzünden bile terkedebilirim bu semti...
Bir millet korna çalmayı ancak bu kadar sevebilir, gerekli gereksiz eller hep kornada, tek hükmedebildiği şey korna olan bu hasta ruhlu insanların gündüz kendilerince daha çok sebepleri olabilir ama gecenin 2'sinde nasıl bir sebep olabilir korna çalmak için ?
Bostancı sahil tarafında oturanlar için özellikle yaz geceleri, camlar kapalı bile olsa yaşamak ve uyumak kabusa döndü...
|
|
|